Sezaryen Denetimlerinde Yeni Dönem: Altı Kadın Doğum Uzmanının Meslek İcrası Geçici Olarak Durduruldu
Sağlık Bakanlığının sezaryen oranlarını azaltmaya yönelik denetimleri yeni bir aşamaya taşındı. Primer sezaryen oranı yüksek bulunan altı kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hakkında meslek icrasının altı ay süreyle geçici olarak durdurulmasına karar verildi.
Karardan etkilenen hekimlerden birinin Sakarya'da, beşinin ise Antalya'da görev yaptığı, tamamının özel hastanelerde veya kendi muayenehanelerinde çalıştığı bildirildi. Bakanlığın ayrıca yüzü aşkın kadın doğum uzmanının dosyasını incelemeyi sürdürdüğü belirtildi.
Altı Ay Boyunca Hekimlik Yapamayacaklar
Sağlık Meslekleri Kurulunun kararı doğrultusunda yaptırım uygulanan hekimler, altı ay boyunca herhangi bir sağlık kuruluşunda mesleklerini icra edemeyecek.
Bu süreçte hekimlerin, eğitim ve araştırma hastanelerinde hafta içi 08.00-17.00 saatleri arasında mesleki yeterlilik eğitimine katılması gerekecek. Eğitim sonunda yapılacak değerlendirmede başarılı olan hekimler yeniden görev yapabilecek.
Karar kapsamında özel hastanelerden de ilgili hekimlerle çalışma ilişkilerinin sonlandırılması istendi. Hekimlerin bu süreçte gelir ve sosyal güvenlik primlerinden de mahrum kalacağı ifade edildi.
İşlemler Hangi Gerekçeyle Yapılıyor?
Sağlık Bakanlığı, uygulamayı 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddesine dayandırıyor. Söz konusu düzenleme, mesleki yetersizliği tespit edilen sağlık çalışanlarının eğitim ve değerlendirme sürecine alınmasına imkan tanıyor.
Bakanlık, 3 Ekim 2024'te başlatılan Normal Doğum Eylem Planı kapsamında özellikle ilk doğumlarda gerçekleştirilen primer sezaryen oranlarını yakından takip ediyor.
Dört Hekim Kararı Yargıya Taşıdı
Antalya'da görev yapan beş hekimden dördü, haklarında verilen kararın iptali istemiyle yargıya başvurdu.
Hekimler, denetimlerde gebelerin risk durumu, tıbbi geçmişi ve gebeliğe ilişkin klinik koşulların yeterince dikkate alınmadığını savunuyor.
Tabip Odalarından Tepki
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve tabip odaları, sezaryen oranlarının yüksek olduğunu kabul etmekle birlikte, mesleki yetersizliğin yalnızca istatistiksel sezaryen oranlarına bakılarak değerlendirilemeyeceğini ifade ediyor.
TTB, bu tür yaptırımlar öncesinde mahkeme kararı, disiplin soruşturması veya bilimsel bilirkişi değerlendirmesi gibi objektif süreçlerin bulunması gerektiğini savunuyor.
"Sorun Sadece Hekimlerden Kaynaklanmıyor"
TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşe Gültekingil, sezaryen oranlarındaki artışın yalnızca hekimlerin bireysel tercihleriyle açıklanamayacağını belirtti.
Doğum servislerindeki ebe ve hemşire sayısı, anestezi ve yenidoğan uzmanı desteği, ameliyathane erişimi, kan bankası ve yoğun bakım imkanlarının da doğum şekli üzerinde etkili olduğunu vurguladı.
Vajinal doğumun artırılabilmesi için kadınlara epidural anestezi imkanı sunulması, mahremiyetin sağlanması ve doğum boyunca kesintisiz ebe desteği verilmesi gerektiği ifade edildi.
Hasta Güvenliği Tartışması
Hekimler, yaptırımların tıbbi karar alma süreçlerini etkileyebileceği ve bazı yüksek riskli gebeliklerde gerekli sezaryen kararlarının gecikmesine yol açabileceği endişesini dile getiriyor.
TTB, uygun olmayan vakaların vajinal doğuma yönlendirilmesinin anne ve bebek sağlığı açısından ciddi risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise ülkelerin belirli bir sezaryen oranını hedeflemek yerine, her gebenin tıbbi durumunun bireysel olarak değerlendirilmesini öneriyor.
Bakanlık Primer Sezaryen Oranındaki Düşüşe Dikkat Çekiyor
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu daha önce yaptığı açıklamada, Normal Doğum Eylem Planı'nın uygulanmasının ardından primer sezaryen oranında bir yıl içinde yüzde 12,3'lük düşüş sağlandığını açıklamıştı.
Eylem planı kapsamında gebe okullarının yaygınlaştırılması, her gebeye ebe desteği verilmesi, doğumhanelerin güçlendirilmesi ve tıbbi gereklilik bulunmayan sezaryenlerin azaltılması hedefleniyor.
Kaynak: Oda TV
Yorum Yap