Arama Yap

Türkiye Obezitede Avrupa Birincisi: Her 3 Yetişkinden Biri Obeziteyle Mücadele Ediyor

Görüntülenme: 110

Türkiye’de obezite oranı yüzde 21,8’e yükseldi. Doç. Dr. Erkan Yardımcı, Türkiye’nin Avrupa’da obezite sıklığında ilk sırada yer aldığını belirterek obezitenin diyabet, kalp hastalıkları ve kanser riskini artırdığı uyarısında bulundu.

 

Türkiye’de obezite oranları her geçen yıl artarken, uzmanlar durumun artık ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkat çekiyor. Medicana Ataköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Erkan Yardımcı, obezitenin yalnızca kilo problemi değil, kalp hastalıklarından kansere kadar birçok kronik hastalığın temel nedeni olduğunu belirtti.

Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verilerine göre obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldi. Türkiye, Avrupa’da obezite görülme sıklığının en yüksek olduğu ülke konumuna gelirken, uzmanlar özellikle çocukluk çağı obezitesindeki artışın gelecekte daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Kadınlarda Obezite Daha Yaygın

Doç. Dr. Erkan Yardımcı, araştırma sonuçlarına göre kadınlarda obezite oranının yüzde 24,8, erkeklerde ise yüzde 18,7 olarak tespit edildiğini belirtti.

Fazla kilolu birey oranlarının da dikkat çekici seviyelerde olduğunu ifade eden Yardımcı, kadınlarda bu oranın yüzde 32,2, erkeklerde ise yüzde 43,1 olduğunu söyledi. Uzmanlara göre fazla kilolu birey sayısındaki artış, önleyici sağlık politikalarının güçlendirilmemesi halinde obezite oranlarının daha da yükselebileceğine işaret ediyor.

Çocukluk Çağı Obezitesi Alarm Veriyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Çocukluk Çağı Obezite İzleme Girişimi (COSI) verilerine göre Türkiye’de ilkokul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 10’u obez, yüzde 15’ten fazlası ise fazla kilolu durumda bulunuyor.

Çocukluk döneminde obez olan bireylerin yüzde 70-80’inin yetişkinlik döneminde de obez kaldığını belirten Yardımcı, Türkiye’nin bu oranlarla OECD verilerine göre Avrupa’da ilk sırada yer aldığını söyledi.

Obezite Ölüm Riskini Yüzde 40’a Kadar Artırıyor

Obezitenin yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra ölüm riskini de önemli ölçüde artırdığını vurgulayan Yardımcı, obez bireylerde Tip 2 diyabet riskinin 3 ila 7 kat yükseldiğini ifade etti.

Kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, felç, karaciğer hastalıkları, uyku apnesi ve bazı kanser türlerinin obezite ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Yardımcı, obez bireylerde genel ölüm riskinin yüzde 20 ila 40 arasında arttığını kaydetti.

Ekonomiye Maliyeti Milyarlarca Lirayı Buluyor

Obezitenin yalnızca bireysel değil ekonomik sonuçlar da doğurduğunu belirten Yardımcı, sağlık harcamalarının önemli bölümünün obezite ve buna bağlı hastalıklardan kaynaklandığını söyledi.

İş gücü kaybı, erken emeklilik ve kronik hastalıkların tedavi maliyetlerinin ülke ekonomisi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Yardımcı, OECD verilerine göre obezitenin ülkelerin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 1 ila 3’ünü etkileyebildiğini ifade etti.

“Obezite Bir İrade Sorunu Değil, Kronik Hastalıktır”

Obezitenin yalnızca irade eksikliği olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Erkan Yardımcı, bu durumun multidisipliner yaklaşımla ele alınması gereken kronik bir hastalık olduğunu söyledi.

“Obeziteyi önlemek, beraberinde getirdiği 40’tan fazla kronik hastalığı tedavi etmekten çok daha kolaydır. Okullardan ailelere, şehir planlamasından gıda politikalarına kadar kapsamlı bir mücadele yürütülmezse gelecekte hem sağlık sistemi hem de ekonomi açısından daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz. Obezite ile mücadele artık bir tercih değil, sağlık zorunluluğudur” dedi.

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap