Arama Yap

Menopozda Migren Ataklarına Dikkat: 50 Yaşından Sonra Yeni Başlayan Baş Ağrısı Önemli

Görüntülenme: 22

Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turğut, menopozda östrojen dalgalanmalarının migreni tetikleyebileceğini belirterek 50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrılarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerin migren ataklarının sıklığını ve şiddetini etkileyebileceğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turğut, özellikle perimenopoz döneminde östrojen düzeylerindeki dalgalanmaların baş ağrılarını artırabileceğini söyledi. Turğut, 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan veya karakteri değişen baş ağrılarının mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Östrojen dalgalanmaları migreni tetikleyebilir

Migren ile hormonlar arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirten Uzm. Dr. Songül Turğut, menopoz öncesindeki geçiş dönemi olan perimenopozda östrojen seviyelerindeki hızlı değişimlerin migren ataklarını tetikleyebildiğini ifade etti.

Turğut, daha önce migren öyküsü bulunan kadınlarda bu dönemde baş ağrılarının daha sık, uzun süreli veya şiddetli görülebileceğini belirterek, her baş ağrısının menopozla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Uyku bozukluğu ve stres de baş ağrısını artırabiliyor

Perimenopoz döneminde hormon seviyelerinin önemli dalgalanmalar gösterebildiğini belirten Turğut, baş ağrılarını etkileyen faktörlerin yalnızca hormonal değişimlerle sınırlı olmadığını ifade etti.

Uyku düzeninin bozulması, stres, sıcak basmaları, gece terlemeleri, düzensiz beslenme ve yeterli sıvı tüketilmemesinin de migren ataklarını kolaylaştırabileceğini belirten Turğut, menopoz dönemindeki kadınların yaşam tarzı ve eşlik eden şikâyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrısı hafife alınmamalı

50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan, alışılmışın dışında seyreden veya giderek şiddetlenen baş ağrılarının “menopozdandır” denilerek geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Turğut, özellikle daha önce hiç baş ağrısı yaşamamış kişilerde yeni başlayan ağrıların ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Turğut, “Baş ağrısının aniden başlaması, giderek şiddetlenmesi, daha önceki ağrılardan farklı bir karakter kazanması, nörolojik bulguların eşlik etmesi, görme veya konuşma bozukluğu, güç kaybı, bilinç değişikliği gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda gecikmeden nöroloji uzmanına başvurulmalıdır” dedi.

Menopoz döneminde ortaya çıkan her baş ağrısının hormonal kaynaklı olmadığını belirten Turğut, özellikle ileri yaşta ilk kez görülen baş ağrılarında migren tanısı konulmadan önce diğer olası nedenlerin dışlanmasının önem taşıdığını söyledi.

Migren tedavisinde kişiye özel yaklaşım

Menopoz döneminde artan baş ağrıları ve migren ataklarının tedavisinin yalnızca ağrı kesici kullanımından ibaret olmadığını belirten Uzm. Dr. Songül Turğut, tedavi planının kişinin şikâyetleri ve yaşam koşulları dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Turğut, nöralterapinin otonom sinir sistemi üzerinden uygulanan tamamlayıcı ve bütüncül bir yaklaşım olduğunu belirterek, migren ataklarının yanı sıra menopoz dönemindeki yaşam kalitesinin de değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Uyku ve sıvı tüketimi önem taşıyor

Migren tedavisinde kişinin atak sıklığı, ağrının özellikleri, menopoz yakınmaları ve yaşam tarzının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Turğut, düzenli uyku, yeterli sıvı tüketimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti.

Kişiye özel migren tetikleyicilerinin belirlenmesinin de tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Turğut, menopoz döneminde değişen baş ağrılarının takip edilmesi ve şüpheli durumlarda nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap