Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Karagülle, lenfoma hastalığına ilişkin farkındalık oluşturmak, belirtilere dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla değerlendirmelerde bulundu.
Lenfomanın yalnızca yetişkinlerde değil, çocuk ve gençlerde de görülebildiğini belirten Karagülle, hastalığın lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinden köken alan kötü huylu hastalıkları ifade ettiğini söyledi.
Lenfositlerin bulunduğu lenf düğümleri, dalak, timus bezi, kemik iliği ve lenfatik damarların lenfomanın gelişebildiği başlıca dokular arasında yer aldığını aktaran Karagülle, hastalığın kesin nedeninin ise her zaman belirlenemediğini ifade etti.
Lenfoma riskini artıran faktörler
Lenfoma gelişiminde bazı risk faktörlerinin etkili olabileceğini belirten Karagülle, ileri yaş, erkek cinsiyet, ailede lenfoma öyküsü ve bağışıklık sisteminin zayıflamasının yanı sıra bazı otoimmün hastalıklar ve enfeksiyonların da riskle ilişkili olabileceğini söyledi.
Bazı kimyasal maddelere maruz kalma ve aşırı kilonun da risk faktörleri arasında değerlendirilebildiğini aktaran Karagülle, bu faktörlerin bulunmasının kişinin mutlaka lenfoma geliştireceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Lenfomanın belirtileri neler?
Lenfomaların çoğunlukla boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde ortaya çıkan ağrısız lenf bezi şişlikleriyle fark edilebildiğini belirten Karagülle, bazı belirtilerin ise özellikle dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Karagülle, şu belirtilere dikkat çekti:
- Boyun, koltuk altı veya kasıkta ağrısız şişlik
- Açıklanamayan ve tedaviye rağmen devam eden ateş
- Yoğun gece terlemeleri
- Son 6 ay içinde vücut ağırlığının yüzde 10'undan fazlasının açıklanamayan şekilde kaybedilmesi
- Sürekli yorgunluk ve halsizlik
- Nefes darlığı
- Öksürük
- Karında şişkinlik veya rahatsızlık
- Sık enfeksiyon geçirme
Lenfomada tarama testi bulunmuyor
Lenfoma için toplum genelinde uygulanan rutin bir tarama yönteminin bulunmadığını belirten Karagülle, bu nedenle belirtilerin fark edilmesinin ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurulmasının önem taşıdığını ifade etti.
Karagülle, "Bu hastalığın bir tarama yöntemi yok maalesef. Bu hastalarda dolayısıyla tek tanı yöntemi kişilerin bu belirtileri bilip bunlar için fark ettiklerinde sağlık kuruluşlarına başvurması oldukça önemli" dedi.
Özellikle vücutta ortaya çıkan ve süreklilik gösteren şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Karagülle, her belirtinin kansere işaret etmeyebileceğini ancak gerekli değerlendirmelerin yapılmasının önemli olduğunu söyledi.
Lenfoma tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor?
Lenfomanın tek bir hastalıktan oluşmadığını, farklı türleri ve evreleri bulunduğunu belirten Karagülle, tedavi planının hastalığın özelliklerine göre belirlendiğini ifade etti.
Tedavide kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin kullanılabildiğini aktaran Karagülle, uygun hastalarda kök hücre tedavisinin de uygulanabildiğini söyledi.
Lenfomaların bazı diğer kanser türlerine kıyasla erken dönemde tespit edildiğinde tedaviye daha iyi yanıt verebildiğini belirten Karagülle, erken tanının hastalığın türü ve evresine göre tedavi sürecini olumlu etkileyebileceğine dikkat çekti.
Karagülle, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Fark ettiğiniz bulgular her zaman bir kansere işaret etmeyebilir; ancak değerlendirilmesi önemli. Lenfomanın erken tanı ve tedavisinin hastalığın türü ve evresine göre tedavi başarısını artırdığını unutmamalıyız. Kanserde erken teşhis hayat kurtarır. Fark et, harekete geç, vücudunu dinle, şüpheli durumu ihmal etme."
Yorum Yap