21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında düzenlenen basın toplantısında, Alzheimer hastalığının tanı ve tedavisindeki yeni gelişmeler, yeni tedavilere erişim ve hasta yakınlarının yaşadığı sorunlar ele alındı. Toplantıda, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik yeni ilaçlar, erken tanıda kullanılan kan testleri, zona aşısı ile demans arasındaki ilişkiye yönelik araştırmalar ve Alzheimer hastalarında görülen davranışsal belirtiler değerlendirildi.
Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa'nın katıldığı toplantıda, Alzheimer alanındaki güncel çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Yeni Alzheimer ilaçlarına erişim gündemde
Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, beyinde biriken amiloid adlı proteini hedefleyen bazı ilaçların Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik olarak kullanılmaya başlandığını belirtti.
Bu ilaçların etkinlik ve güvenliğine ilişkin verilerin kontrollü klinik çalışmalar ve uzun süreli takiplerle değerlendirildiğini ifade eden Şahinöz, tedavi sırasında bazı hastalarda beyin içinde sıvı birikimi veya küçük kanamalar gibi yan etkilerin görülebileceğini, uygun hasta seçimi ve düzenli takip ile risklerin yönetilebildiğini söyledi.
Şahinöz, söz konusu yeni tedavilere Türkiye'de erişim konusunda düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirterek uzun dönem takip sistemlerinin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve tedavilerin uygulanabilmesi için gerekli sağlık altyapısının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Alzheimer tanısında kan testleri kullanıma giriyor
Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç ise Alzheimer hastalığının tanısal değerlendirmesinde kullanılan kan testlerindeki gelişmelere dikkat çekti.
Bilgiç, Türkiye'deki bazı klinik laboratuvarlarda pTau-217 isimli biyobelirtecin ölçümünün yapılmaya başlandığını belirtti. Bu testin Alzheimer hastalığıyla ilişkili erken dönem beyin değişiklikleri hakkında tanısal değerlendirmeye katkı sağlayabileceğini ifade eden Bilgiç, testin doğrulanmış ve güvenilir platformlarda kullanılmasının önem taşıdığını vurguladı.
pTau-217'nin şu aşamada zihinsel şikâyetleri bulunan kişilerde ve hekim önerisi doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bilgiç, herhangi bir şikâyeti bulunmayan sağlıklı bireylerde yaygın tarama amacıyla kullanılmasını destekleyecek yeterli verinin henüz bulunmadığını söyledi.
Bilgiç ayrıca gelecekte hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngörmeye yardımcı olabilecek farklı kan testlerinin de klinik kullanıma girmesinin beklendiğini belirtti.
Zona aşısı ve demans riski arasındaki ilişki araştırılıyor
Toplantıda dikkat çekilen başlıklardan biri de zona aşıları ile demans arasındaki ilişki oldu.
Prof. Dr. Bilgiç, son yıllarda yapılan bazı çalışmalar ve geniş sağlık verisi analizlerinde zona aşısı olan gruplarda demans riskinin daha düşük bulunduğunu belirtti. Bazı araştırmalarda risk azalmasının yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğuna ilişkin sonuçlar elde edildiğini aktaran Bilgiç, bu bulguların yeni araştırmalarla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye Alzheimer Derneği ise yaşlı erişkinlerde zona aşısına erişimin artırılması amacıyla ulusal düzeyde koordineli bir aşılama programı oluşturulması çağrısında bulundu.
Alzheimer'da ajitasyon belirtilerine dikkat
Alzheimer hastalarında görülebilen huysuzluk, huzursuzluk ve hırçınlık gibi davranışsal değişikliklerin de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldığı belirtildi.
Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, "ajitasyon" olarak tanımlanan davranışsal belirtilerin hem hastalar hem de bakım verenler açısından önemli bir yük oluşturabildiğini söyledi.
Bu tür belirtiler ortaya çıktığında öncelikle ilaç dışı yöntemlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Süslü; hastaya uygun bakım düzenlemeleri yapılması, yaşam ortamındaki uyarıcıların azaltılması, düzenli ve hafif fiziksel aktivite, müzik veya sanat temelli destekler ve bakım verenlerin eğitiminin önem taşıdığını ifade etti.
İlaç dışı yöntemlere yanıt alınamayan durumlarda ise hekim değerlendirmesiyle ilaç tedavilerinin gündeme gelebileceğini belirten Süslü, Alzheimer hastalığında görülen ajitasyon belirtilerine yönelik yeni tedavilerin geliştirildiğini aktardı.
"Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum" kampanyası
Toplantıda ayrıca Türkiye Alzheimer Derneği ve Abdi İbrahim Otsuka iş birliğiyle yürütülen "Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum" kampanyası hakkında da bilgi verildi.
Kampanyayla Alzheimer hastalarında görülebilen huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışların hastalıkla ilişkili olabileceğine yönelik farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa, Alzheimer'ın yalnızca unutkanlık ve hafıza kaybından ibaret olmadığını belirterek davranışsal değişikliklerin de hastalığın seyri içerisinde görülebileceğini söyledi.
Basa, hasta yakınları ve bakım verenlerin bu davranışları gözlemleyerek hekimlerle paylaşmasının önemine dikkat çekti. Alzheimer'ın hem hastayı hem de bakım verenleri etkileyen çok boyutlu bir sağlık sorunu olduğunu belirten Basa, hasta ve bakım verenlerin yaşam kalitesinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Yorum Yap