Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, yaz aylarında artan kene vakalarına karşı vatandaşları uyararak, kene tutunmasının ardından özellikle ilk 10 gün içerisinde ortaya çıkabilecek belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Havaların ısınmasıyla birlikte kırsal alanlarda geçirilen sürenin artması, kene kaynaklı hastalık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle tarla, bahçe, yayla ve piknik alanlarında bulunan vatandaşların kene tutunmalarına karşı dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) başta olmak üzere kene kaynaklı hastalıklara karşı alınması gereken önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.
Kırsal Alanlarda Risk Artıyor
Yaz aylarında açık alan aktivitelerinin ve tarımsal çalışmaların artmasının kene tutunması açısından risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy, özellikle hayvancılıkla uğraşan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Ersoy, “Yaz mevsiminin gelmesiyle kırsal alanlara geçişler, tarlada, bahçede çalışmalar ve piknikler kene tutunması için risk oluşturuyor. Hayvancılıkla uğraşan kişilerde de risk daha yüksek. Mümkünse kenelerin yoğun görüldüğü alanlardan uzak durulmalı” dedi.
Açık Renkli Giysiler Tercih Edilmeli
Kene riskinin tamamen ortadan kaldırılamadığı durumlarda kişisel korunma önlemlerinin büyük önem taşıdığını belirten Ersoy, açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini önerdi.
Pantolon paçalarının çorap içine alınması, gömleklerin pantolon içine sokulması gibi basit tedbirlerin kene tutunmasını zorlaştırdığını ifade eden Ersoy, bu önlemlerin özellikle kırsal bölgelerde mutlaka uygulanması gerektiğini söyledi.
Dönüşte Tüm Vücut Kontrol Edilmeli
Kene kaynaklı hastalıklardan korunmada erken farkındalığın önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ersoy, açık alanlardan dönüşte detaylı vücut kontrolü yapılması gerektiğini belirtti.
Özellikle diz arkaları, koltuk altları, kulak arkaları ve saçlı derinin dikkatlice incelenmesi gerektiğini ifade eden Ersoy, “Tüm vücut elle kontrol edilmeli ve herhangi bir kene tutunması olup olmadığı araştırılmalıdır. En önemli nokta, keneyi mümkün olan en kısa sürede fark edip çıkarmaktır” diye konuştu.
Kene Nasıl Çıkarılmalı?
Kene tespit edildiğinde doğru müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Ersoy, yanlış uygulamaların hastalık riskini artırabileceğini söyledi.
“Bir cımbız, temiz bir bez ya da poşet yardımıyla keneyi deriye en yakın noktadan tutup dikkatlice çıkarmak gerekir. Eldivensiz dokunmak, keneyi patlatmak, ortasından sıkmak ya da üzerine kimyasal madde dökmek kesinlikle yapılmamalıdır” dedi.
Kenenin çıkarılamaması halinde ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
Her Kene Hastalık Taşımıyor
Toplumda her kenenin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi taşıdığı yönünde yanlış bir algı bulunduğunu belirten Ersoy, her kenenin enfekte olmadığını söyledi.
Ancak kene temasından sonra kişinin sağlık durumunu yakından takip etmesi gerektiğini ifade eden Ersoy, sağlık kuruluşlarının gerekli değerlendirmeleri yapacağını belirtti.
Kene Sonrası İlk 10 Gün Çok Önemli
Kene tutunmasının ardından özellikle ilk 10 gün boyunca ortaya çıkabilecek belirtilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ersoy, şu uyarılarda bulundu:
“Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı ve kanama bulguları açısından dikkatli olunmalıdır. Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hayati Risk Oluşturabiliyor
Uzmanlar, kene kaynaklı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi'nin erken teşhis edilmediği durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle riskli bölgelerde yaşayan veya açık alanlarda vakit geçiren vatandaşların korunma önlemlerini ihmal etmemesi gerektiği belirtiliyor.
Yorum Yap