Arama Yap

Aşırı Terleme Hastalık Habercisi Olabilir: Uzmandan Hiperhidroz Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Hakkında Uyarılar

Görüntülenme: 160

Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, hiperhidroz olarak bilinen aşırı terlemenin yalnızca sıcak havaya bağlı olmadığını, bazı hastalıkların belirtisi olabileceğini söyledi. Uzman isim, belirtiler, tanı ve botoks dahil tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Terleme, vücudun ısı dengesini koruyan doğal bir mekanizma olsa da bazı kişilerde günlük yaşamı olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşabiliyor. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, belirgin bir neden olmaksızın ortaya çıkan ve kişinin sosyal, mesleki ya da psikolojik yaşamını etkileyen aşırı terlemenin tıbbi adıyla hiperhidroz olarak tanımlandığını belirtti. Uzmanlar, özellikle gece terlemesi, istemsiz kilo kaybı ve yaygın terleme gibi belirtilerin altta yatan ciddi hastalıkların işareti olabileceğine dikkat çekiyor.

Hiperhidrozun yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını vurgulayan Dr. Ünsal, aşırı terlemenin özgüven kaybı, sosyal çekingenlik ve kaygı düzeyinde artışa neden olabileceğini ifade etti. Erken tanı ve doğru tedaviyle yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceği belirtiliyor.

Hiperhidroz Nedir?

Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, hiperhidrozun ortam sıcaklığı, fiziksel aktivite veya duygusal durumla açıklanamayan aşırı terleme olarak tanımlandığını söyledi.

Normal terlemenin vücudun sıcaklık dengesini koruması için gerekli olduğunu belirten Ünsal, ancak belirgin bir neden olmadan gelişen ve kişinin iş hayatını, eğitimini, sosyal ilişkilerini veya psikolojik durumunu olumsuz etkileyen terlemelerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Primer fokal hiperhidroz tanısında genellikle en az altı aydır devam eden ve belirli bölgelerde yoğunlaşan aşırı terleme öyküsünün arandığını belirten uzman doktor, erken tanının tedavi planlamasında önemli olduğunu vurguladı.

Aşırı Terleme En Çok Hangi Bölgelerde Görülüyor?

Hiperhidroz en sık avuç içleri, ayak tabanları, koltuk altları ve yüz bölgesinde görülüyor. Bu bölgelerde ter bezlerinin yoğun olarak bulunması nedeniyle şikâyetler daha belirgin hale gelebiliyor.

Dr. Ünsal, primer hiperhidrozda ter bezlerinin yapısal olarak normal olduğunu, sorunun temelinde ise ter bezlerini kontrol eden sempatik sinir sisteminin normalden daha aktif çalışmasının bulunduğunu belirtti.

Bu nedenle kişi herhangi bir fiziksel efor harcamasa bile yoğun terleme yaşayabiliyor.

Her Aşırı Terleme Genetik Kaynaklı Değildir

Uzmanlara göre hiperhidroz primer ve sekonder olmak üzere iki farklı gruba ayrılıyor.

Primer hiperhidroz çoğunlukla çocukluk veya ergenlik döneminde başlıyor ve altta yatan belirgin bir hastalık saptanmıyor. Vakaların yaklaşık yüzde 30 ila 60'ında aile öyküsü bulunsa da hastalığın yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıktığını söylemek doğru kabul edilmiyor.

Sekonder hiperhidroz ise başka sağlık sorunlarına veya kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebiliyor. Bu tip terleme daha ileri yaşlarda başlıyor ve vücudun daha geniş alanlarını etkileyebiliyor.

Gece Terlemesi ve Kilo Kaybı Ciddiye Alınmalı

Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, sonradan başlayan, tüm vücutta görülen veya gece terlemeleriyle birlikte seyreden aşırı terleme vakalarında ayrıntılı tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.

Aşırı terlemenin tiroit bezinin fazla çalışması, diyabet, enfeksiyonlar, menopoz, obezite, nörolojik hastalıklar ve bazı ilaçlarla ilişkili olabileceğini belirten Ünsal, daha nadir durumlarda bazı kan hastalıkları ve kanser türlerinin de yaygın terlemeye neden olabileceğini ifade etti.

Özellikle gece terlemesi, istemsiz kilo kaybı, halsizlik ve başka sistemik belirtilerin birlikte görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.

Stres ve Kaygı Terlemeyi Artırabiliyor

Heyecan, sınav stresi, topluluk önünde konuşma veya sosyal kaygı gibi durumların sempatik sinir sistemini harekete geçirerek terleme miktarını artırabileceğini belirten Ünsal, özellikle avuç içi, yüz ve koltuk altı bölgesinde bu etkinin daha belirgin görüldüğünü söyledi.

Ancak stresin her zaman hiperhidrozun temel nedeni olmadığını ifade eden uzman doktor, mevcut terleme eğilimini artıran önemli tetikleyicilerden biri olduğunu belirtti.

Aşırı Terleme Yaşam Kalitesini Olumsuz Etkiliyor

Hiperhidrozun yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik sonuçları da bulunduğunu belirten Dr. Ünsal, sürekli terleme nedeniyle birçok kişinin el sıkışmaktan kaçındığını, sosyal ortamlarda rahatsızlık hissettiğini veya mesleki performansının olumsuz etkilendiğini düşündüğünü söyledi.

Özellikle görünür bölgelerdeki yoğun terlemenin özgüven kaybına, sosyal çekingenliğe ve kaygı düzeyinde artışa yol açabileceğini belirten Ünsal, araştırmaların hiperhidrozun yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin bazı kronik dermatolojik hastalıklarla benzer düzeyde olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Hiperhidroz Tanısı Nasıl Konulur?

Tanının çoğu zaman ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile konulduğunu belirten Ünsal, terlemenin başlangıç zamanı, görüldüğü bölgeler, aile öyküsü ve günlük yaşam üzerindeki etkisinin ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini söyledi.

Altta yatan farklı bir hastalıktan şüphelenilmesi halinde kan şekeri ölçümü, tiroit fonksiyon testleri, tam kan sayımı ve gerekli görülen diğer laboratuvar incelemelerinin yapılabileceğini belirtti.

Bazı durumlarda ise iyot-nişasta testi gibi yöntemlerle terleme alanlarının belirlenerek tedavi planlamasının desteklenebildiğini ifade etti.

Hiperhidroz Tedavisinde Hangi Yöntemler Uygulanıyor?

Tedavinin, terlemenin şiddeti, yaygınlığı ve etkilenen bölgeye göre planlandığını belirten Dr. Ünsal, ilk basamakta genellikle alüminyum klorür içeren medikal antiperspirantların tercih edildiğini söyledi.

El ve ayak terlemelerinde iyontoforez tedavisinin etkili seçeneklerden biri olduğunu belirten uzman doktor, bazı hastalarda ağızdan kullanılan ilaçlardan da yararlanılabildiğini ancak olası yan etkiler nedeniyle bu tedavilerin hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini ifade etti.

Botoks Tedavisi Terlemeyi Azaltabiliyor

Günümüzde en sık uygulanan yöntemlerden birinin botulinum toksin (Botoks) uygulamaları olduğunu belirten Ünsal, bu yöntemin ter bezlerini uyaran sinir uçlarından salgılanan asetilkolinin etkisini geçici olarak engellediğini söyledi.

Özellikle koltuk altı hiperhidrozunda belirgin başarı sağlanabildiğini ifade eden Ünsal, uygulamanın etkisinin genellikle birkaç gün içinde başladığını ve çoğu hastada 4 ila 9 ay boyunca devam ettiğini belirtti. Etki azaldığında tedavinin yeniden uygulanabileceğini de sözlerine ekledi.

Cerrahi Tedavi Son Seçenek Olarak Değerlendiriliyor

Diğer tedavi yöntemlerinden yeterli fayda görmeyen ve yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulan hastalarda cerrahi tedavinin gündeme gelebileceğini belirten Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, özellikle şiddetli avuç içi hiperhidrozunda endoskopik torakal sempatektomi yönteminin etkili bir seçenek olduğunu söyledi.

Bu yöntemde terlemeyi kontrol eden sempatik sinir zincirinin belirli bölümlerine müdahale edildiğini belirten Ünsal, el terlemesinde yüzde 90'ın üzerinde başarı bildirildiğini ifade etti.

Ancak cerrahi tedavinin tamamen risksiz olmadığını vurgulayan Ünsal, en sık görülen komplikasyonun vücudun farklı bölgelerinde gelişen kompansatuvar terleme olduğunu belirtti. Nadir de olsa sinir yaralanmaları, ağrı ve bazı göğüs içi komplikasyonların görülebileceğini ifade eden uzman doktor, cerrahi kararının deneyimli merkezlerde ve ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap