Arama Yap

Uzmandan ‘Sanal Anjiyo’ Açıklaması: Damar Tıkanıklıkları Kansız Yöntemle Tespit Edilebiliyor

Görüntülenme: 172

Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, halk arasında “sanal anjiyo” olarak bilinen çok kesitli tomografi yöntemiyle kalp damarlarındaki tıkanıklıkların girişimsel işlem yapılmadan yüksek doğruluk oranıyla tespit edilebildiğini açıkladı.

 

Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, halk arasında “sanal anjiyo” ya da “kansız anjiyo” olarak bilinen çok kesitli tomografi yöntemi sayesinde kalp damarlarının girişimsel işlem yapılmadan detaylı şekilde görüntülenebildiğini belirterek, yöntemin uygun hastalarda yüksek doğruluk oranları sunduğunu söyledi.

Kalp damar hastalıklarının teşhisinde teknolojik gelişmeler yeni yöntemleri beraberinde getirirken, çok kesitli tomografi ile gerçekleştirilen “sanal anjiyo” uygulaması klasik anjiyoya alternatif seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, damar tıkanıklıklarının girişimsel işlem yapılmadan değerlendirilebildiği bu yöntemin özellikle bazı hasta gruplarında önemli avantajlar sağladığını ifade etti.

Klasik Anjiyoya Alternatif Bir Yöntem

Klasik anjiyonun damar içerisine girilerek gerçekleştirilen girişimsel bir işlem olduğunu belirten Dr. Erdoğu, bu nedenle belirli komplikasyon riskleri taşıdığını söyledi.

Erdoğu, "Klasik anjiyoda damara giriliyor ve damar yapısı içeriden görüntüleniyor. Bu işlem girişimsel olduğu için belirli komplikasyon riskleri taşıyor. Sanal anjiyoda ise hastaya uygun ilaçlar verildikten sonra tomografi çekimi yapılıyor. Ardından damar görüntüleri bilgisayar ortamında detaylı şekilde inceleniyor ve damarda tıkanıklık olup olmadığı değerlendiriliyor" dedi.

Kalp Damarları Ayrıntılı Şekilde Görüntülenebiliyor

Sanal anjiyo yönteminde kullanılan çok kesitli tomografi teknolojisinin kalp damarlarının son derece ayrıntılı incelenmesine imkan sağladığını belirten Erdoğu, yöntemin halk arasında “kansız anjiyo” olarak da bilindiğini ifade etti.

Hastaların tomografi çekimine benzer bir süreçten geçtiğini söyleyen Erdoğu, gerekli hazırlıkların ardından damarların detaylı şekilde görüntülendiğini ve elde edilen verilerin uzmanlar tarafından değerlendirildiğini kaydetti.

Tanı Doğruluk Oranı Yüzde 90’ın Üzerinde

Doğru hasta seçimi ve uygun teknik şartlar sağlandığında sanal anjiyonun oldukça yüksek başarı oranlarına ulaştığını belirten Erdoğu, bu yöntemle elde edilen sonuçların güvenilir olduğunu söyledi.

"Çok kesitli tomografiler uygun standartlarda çekildiğinde ve hasta doğru şekilde hazırlandığında tanı koyma oranları oldukça yüksek oluyor. Bu yöntemlerin teşhise dair doğruluk oranı yüzde 90-95 seviyelerine kadar ulaşabiliyor" ifadelerini kullandı.

Hangi Hastalarda Tercih Ediliyor?

Dr. Erdoğu, sanal anjiyonun özellikle klasik yöntemlere ihtiyaç olup olmadığı konusunda net karar verilemeyen hastalarda tercih edildiğini belirtti.

"Bu tetkiki daha çok arada kaldığımız hastalarda kullanıyoruz. Yani damarında sorun olup olmadığından tam emin olamadığımız ancak olası bir problemin ciddi sonuçlar doğurabileceğini düşündüğümüz hastalarda tercih ediyoruz. Ayrıca efor testi yapamayacak durumda olan veya düşük riskli görünmesine rağmen diğer tetkiklerinde bazı risk kriterleri bulunan hastalarda da bu yöntemi kullanıyoruz" dedi.

Hastalar İçin Daha Konforlu Bir Süreç

Sanal anjiyonun girişimsel işlem gerektirmemesi nedeniyle hastalara daha konforlu bir süreç sunduğunu ifade eden Erdoğu, hastanede kalış süresinin de oldukça kısa olduğunu söyledi.

Görüntülerin çekim sonrasında radyoloji uzmanları tarafından detaylı şekilde analiz edildiğini belirten Erdoğu, elde edilen sonuçlara göre hastanın ileri anjiyo gereksiniminin değerlendirdiğini kaydetti.

Komplikasyon Riski Daha Düşük

Klasik anjiyoda komplikasyon oranının yaklaşık yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirten Erdoğu, sanal anjiyonun bu açıdan önemli avantajlar sunduğunu ifade etti.

"Sanal anjiyo çok daha konforlu bir yöntem. Hastanede kalış süresi kısa ve uygun hastalarda yüksek kalitede teşhise dair değerler sunuyor. Komplikasyon oranının düşük olması nedeniyle oldukça güvenli ve ileri bir teknoloji olarak öne çıkıyor" diye konuştu.

Radyasyon Seviyesi Kabul Edilebilir Düzeyde

Yöntemin radyasyon düzeyi hakkında da bilgi veren Erdoğu, sanal anjiyoda kullanılan radyasyon miktarının klasik anjiyoya yakın seviyelerde olduğunu söyledi.

Akciğer tomografisine göre biraz daha yüksek radyasyon kullanıldığını belirten Erdoğu, bunun kabul edilemez düzeyde olmadığını ve teşhis edilmesi gereken hastalıkların ciddiyeti göz önüne alındığında önemli bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap