Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2026 verilerine göre aylık enflasyon %4,84 olarak açıklandı. HEKİMSEN, kamu çalışanlarına yapılan %11’lik zammın neredeyse yarısının yılın ilk ayında eridiğine dikkat çekerek, "Zam değil, gecikmeli bir telafi yaşıyoruz" uyarısında bulundu.
Ocak 2026 enflasyon rakamları, çalışan kesimin ve kamu görevlilerinin ekonomik dar boğazını derinleştirdi. TÜİK’in yıllık enflasyonu %30,65, aylık enflasyonu ise %4,84 olarak duyurmasının ardından bir bildiri yayımlayan HEKİMSEN, resmi rakamlar ile hayatın gerçekleri arasındaki uçuruma dikkat çekti.
Hissedilen Enflasyon Resmi Rakamların Üzerinde
HEKİMSEN açıklamasında, TÜİK verilerinin aksine çarşı-pazar gerçeğini yansıtan alternatif verilere vurgu yapıldı. Kurumlar arasındaki farklar şu şekilde kaydedildi:
TÜİK: %4,84 (Aylık)
ENAG: %6,32
İTO: %4,56
Hekimsen Gıda Değişim Oranı: %4,18
Özellikle mutfak enflasyonunun kamu çalışanlarının bütçesindeki en büyük kalem olduğu belirtilen açıklamada, reel kayıpların açıklananın çok üzerinde olduğu vurgulandı.
%11'lik Zammın %5,12’si İlk Ayda Gitti
Ocak ayı itibarıyla kamu çalışanlarına uygulanan %11’lik toplu sözleşme zammı, enflasyon karşısında sadece 31 günde etkisini yitirdi. Yapılan hesaplamalara göre, zammın %5,12’lik kısmı daha maaşlar cebe girmeden enflasyona kurban verildi.
HEKİMSEN, bu tablonun Temmuz 2026 için öngörülen %7’lik zammın da şimdiden kadük kaldığını kanıtladığını belirtti.
Kamu Çalışanları Yoksulluk Sınırına Mahkûm
Açıklamada, Hekimsen’in güncel açlık ve yoksulluk sınırı verileri hatırlatılarak durumun vahameti özetlendi:
Açlık Sınırı: 32.163 TL
Yoksulluk Sınırı: 104.767 TL
Kamu çalışanlarının büyük bir bölümünün, barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ve gelirlerinin 104 bin TL'yi aşan yoksulluk sınırının çok altında kaldığı ifade edildi.
HEKİMSEN’den 3 Temel Talep
Geçici çözümlerin artık sürdürülebilir olmadığını belirten sendika, acil olarak şu düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep etti:
Reel Politika: Gerçek enflasyonun ve yaşam maliyetlerinin esas alındığı yeni bir ücret politikası.
Refah Payı: Enflasyon farkının yanı sıra, alım gücünü artıracak kalıcı refah payı düzenlemeleri.
Adil Sözleşme: Kamu çalışanlarını enflasyona ezdirmeyecek, rasyonel verilere dayalı bir toplu sözleşme süreci.
"Alım gücümüz tarihin en düşük seviyelerindeyken, sadece rakamlardan ibaret düzenlemeler değil, adalet istiyoruz," denilen açıklama, kamuoyunda geniş yankı buldu.
Yorum Yap