Arama Yap

ESOGÜ Hastanesi’nde çocuk cerrahisinde yeni dönem: Açık ameliyata gerek kalmadan milimetrik müdahale

Görüntülenme: 63

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hastanesi’nde çocuk cerrahisi ve çocuk ürolojisi alanında dünya standartlarında teknolojik altyapı hizmete alındı. Son teknoloji laparoskopi kulesi ve ileri düzey endoskopik sistemler sayesinde yenidoğandan ergenlik dönemine kadar birçok cerrahi işlem, açık ameliyata gerek kalmadan kapalı yöntemlerle gerçekleştiriliyor.

Çocuk cerrahisinde ileri teknoloji kullanılmaya başlandı

ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı ve Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı tarafından hastaneye kazandırılan yeni teknolojik altyapı ile çocuk hastalara yönelik cerrahi ve ürolojik müdahalelerde kapalı yöntemlerin kullanım alanı genişletildi.

ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete alınan laparoskopi kulesi ve gelişmiş endoskopik sistemler sayesinde, çocukların küçük anatomik yapısına uygun milimetrik müdahaleler gerçekleştirilebiliyor.

Bu yöntemlerle cerrahi travmanın azaltılması, ameliyat sonrası ağrının daha düşük olması ve hastaların daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönmesi hedefleniyor.

Çocuklarda taş tedavisinde kesisiz lazer yöntemi

ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Öğr. Gör. Dr. Dilşad Dereli, yeni teknolojik altyapıyla çok sayıda cerrahi ve girişimsel işlemin rutin olarak uygulanabildiğini belirtti.

Çocuklarda böbrek ve idrar yolu taşlarının tedavisinde flexible ve rijit üreteroskopi (URS) yöntemlerinin kullanıldığını aktaran Dereli, idrar yollarından doğal yollarla girilerek taşların lazer yardımıyla parçalanıp temizlendiğini ifade etti.

Bu yöntem sayesinde dışarıdan kesi yapılmasına gerek kalmadan tedavi gerçekleştirilebiliyor.

İdrar reflüsü ve böbrek darlığı kapalı yöntemlerle tedavi ediliyor

Çocuklarda görülen vezikoüreteral reflünün (VUR) de endoskopik yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Dereli, idrarın böbreklere geri kaçmasını önlemek amacıyla kapalı enjeksiyon yönteminin uygulandığını söyledi.

Böbreğin çıkışındaki üreteropelvik darlıkların ise milimetrik laparoskopik piyeloplasti ile onarıldığını aktaran Dereli, muayenede tespit edilemeyen karın içindeki inmemiş testislerin de laparoskopi yardımıyla belirlenerek uygun pozisyona indirilebildiğini kaydetti.

Yenidoğanlarda hayati cerrahi müdahaleler gerçekleştiriliyor

Yeni altyapının yenidoğan ve ileri çocuk cerrahisi uygulamalarında da kullanıldığı belirtildi.

Doğuştan yemek borusu gelişmemiş veya kapalı olan bebeklerde görülen özofagus atrezisinin onarımı ile göğüs boşluğuna karın organlarının geçmesine neden olan diyafram hernisi ameliyatlarının ileri cerrahi tekniklerle gerçekleştirildiği ifade edildi.

Özellikle yenidoğan dönemindeki cerrahi müdahalelerde küçük hastaların anatomik özellikleri nedeniyle hassas ve kontrollü cerrahi yaklaşımın önem taşıdığı vurgulandı.

Soluk ve yemek borusundaki sorunlara endoskopik müdahale

Çocuklarda soluk veya yemek borusuna yabancı cisim kaçması gibi acil durumlarda da ileri endoskopik sistemlerden yararlanılıyor.

Özofagoskopi ve bronkoskopi yöntemleriyle soluk borusuna kaçan yabancı cisimlerin çıkarılması, kostik madde yanıklarının değerlendirilmesi ve doğumsal darlıkların tanı ve tedavisinin kapalı şekilde gerçekleştirilebildiği belirtildi.

Kasık fıtığı ve apandisit de kapalı yöntemle tedavi ediliyor

Çocukluk çağında sık karşılaşılan cerrahi sorunlardan kasık fıtığı ve akut apandisitin de laparoskopik yöntemlerle tedavi edildiğini belirten Dr. Dereli, işlemlerin küçük kesilerden gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kapalı cerrahi yöntemlerin çocuklarda ameliyat sonrası iyileşme sürecinin daha konforlu geçirilmesine katkı sağladığı, hastaların kısa sürede ayağa kalkabildiği ve cerrahi izlerin de daha küçük olduğu aktarıldı.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap